TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 DERS ÖZETİ

Salih ŞENCAN
Ekim 14, 2019

ÜNİTE 1 – İSLAM VE SOSYAL HAYAT1 KONU – Sosyal Hayatın Temeli Olarak Aileİslam dininde hayatın birçok alanına yönelik düzenleme çevre şartları, toplum ve insanlara bırakılır. Ancak evlilik ve aile gibi önemli konularda Kuran tarafından belirlenir ve Peygamberimiz tarafından açıklanmıştır. Anne, baba ve aileden oluşan aile, sosyal hayatın da temelidir. Aileler birleşerek toplumu oluşturur. Aile yapısı devre, sosyal ve ekonomik duruma göre değişir.  Buna göre toplumda geniş, çekirdek, ataerkil, anaerkil aile gibi farklı aile yapıları bulunur.

Aile ili ilgili değerlerden bazıları aile içinde öğrenilir:

  • Ailenin saygınlığı ve mahremiyeti
  • Aile üyelerinin birbirine bağlılığı ve sadakat
  • Aile üyeleri arasında sevgi, saygı, dayanışma ve yardımlaşma
  • Din ve adetlerimize göre evlenmek

2 KONU – EvlilikKadın ve erkeğin kendine ait mahremiyet ve paylaşım alanı oluşturmak ve neslin devamını sağlamak için gerçekleştirdiği meşru ve özel ilişkidir. Bu yüzden İslam’da evliliğe önem verilir ve teşvik edilir. Müslüman kimle evlenemez:

  • Anne
  • Kardeş
  • Kız
  • Hala
  • Teyze
  • Erkek kardeş ve kız kardeş kızları
  • Emziren anne
  • Süt bacısı
  • Eşinizin annesi
  • Üvey kızlar

Evlilik, kadın ve erkeğin hayatını birleştirdiği sözleşmedir. Nikah ise eşer arasında yapılan sözleşmedir. Nikah şahitler huzurunda yapılır ve topluma ilan edilir.

Evliliğin psikolojik, fizyolojik ve sosyal amaçları bulunur:

  • Sevme ve sevilme ihtiyacı
  • Toplumda bir yer edinebilme
  • Birlikte güven içinde olma ve korunma duygusu
  • Dayanışma duygusunu hissetme
  • Geleceğe güvenle bakabilme
  • Cinsel yaşamın meşru ve sağlıklı olarak düzenlenmesi
  • Dünyaya yeni nesiller getirme

Eşlerin Birbirine Karşı Sorumluluğu

İslam dininde sorumluluklar bulunur. bize her nimet Allah tarafından verilmiştir ve ona karşı olan sorumluluklarımız olduğu gibi insana, hayvana, eşimize karşı da sorumluluğumuz bulunur. eşler birbirine karşı sorumludur ve karı kocanın birbiri üstünde hakkı bulunur. eşler bu hakları bilerek saygı göstermelidir.

Eşler Arası Olması Gereken Duygular

  • Sevgi
  • Fedakârlık
  • Saygı
  • Hoşgörü
  • Sadakat
  • Affetme
  • Muhabbet
  • Dürüstlük
  • Güven
  • Hüsnüzan
  • Bağlılık
  • Sabır
  • İlgi
  • Şefkat
  • Anlayış
  • Paylaşım

Boşanma, Boşanmanın Bireysel ve Toplumsal Etkileri

Evlilik, eşlerin bir ömür birlikte olma isteğiyle kurulur. Ancak bazı sorunları ortaya çıkabilir. Bu durumda da eşler boşanma kararı alabilir. İslam dininde evlilikle ilgili kurallar boşanma konusunda da ayrıntılı ortaya konmuştur. Keyfi boşanma İslam’da hoş görülmeyen bir durumdur. İslam dini aileye önem verdiği için anlaşamayan eşlerin hemen boşanmasına izin vermez. Boşanma son çare olarak görülür.

Sosyal Hayatla İlgili Bazı Temel Ölçüler

İslam dini sosyal hayat düzenleyecek kurallar koyar. Bu kurallar toplumun devamını ve güvenirliğini sağlar. İnsanlar birbirine zarar vermez, birlikte daha güzel yaşayabilirler.  Toplumda bu kurallar ne kadar önemli olursa dinin hedeflediği ortam sağlanır. İslam sosyal hayatta bazı temel ölçütlere önem verir.

Emniyet ve Güven: İslam dini emniyet ve güvenin insanlar ile toplumlarda olması gereken ölçütler olduğunu savunur. Kendine güvenilen, ihanet etmeyen, sözünde duran ve vefalı olan insan, toplumda düzeni sağlayan en önemli ölçüttür. Emniyet ve güven huzur için önemlidir. Emniyet ve güven ortamının oluşmasını sağlayan bazı etkenler bulunur:

  • Adalet
  • Doğruluk
  • Sevgi ve saygı
  • Sözünde durmak
  • İşi sağlam yapmak
  • Yardımlaşma ve dayanışma

Sulh: Sözlükte barış anlamı vardır. Sulh bireyler ya da toplumlar arasında barış yaparak anlaşmayı ifade eder. Barış yaparak yaşamak Müslümanların sorumlulukları arasındadır. Barış yapacak taraflar fedakar olmalıdır. İslam dini yeryüzünde olan bozgunculuk ve çatışmayı bitirip barış yapmayı hedefler.

Hak ve Adaleti Gözetme: Hak; doğru, gerçek ve emek karşılığı alınan ücrettir. Anne hakkı, baba hakkı, kul hakkı, hak yemek, hak sahibi gibi ifadeler günlük hayatta sıklıkla karşımıza çıkar. Adalet ise hakkı gözetmek, hakka uygun davranmak, her şeyi olması gereken yere koymak ve herkesin hakkını vermek anlamındadır. Hak ve hukuka uygunluk adalete uygunluk demektir.

Kardeşlik: Anne ve babası bir olan kişiler kardeştir. İslam dinine göre kardeşlik aynı inancı ve değerleri savunan, aynı dünya görüşünü paylaşan ve bir dayanışma ruhu olan kişilerdir. Kuran’ı Kerim’de kardeşlik, manevi birlik ve beraberliği ifade eder. Müminlerin kardeş olduğu ve arasını düzeltmesi gerektiği vurgulanır. Müminin mümin üzerinde altı hakkı bulunur:

  • Kendisini davet ettiğinde davetine icabet eder.
  • Onunla karşılaştığında selam verir.
  • Aksırdığında ona hayır duada bulunur.
  • Yanında ve gıyabında onun için samimi davranır.
  • Hastalandığında onu ziyaret eder.
  • Öldüğünde cenazesinde bulunur.

Yardımlaşma ve Dayanışma: Huzurlu ve sağlıklı bir toplum adına insanlar yardımlaşma ve dayanışmayı önemsemelidir. Topluluk halinde yaşayan insanlar yardımlaşırlar. Böylece sevgi ve sygı ortamı oluşur. Kötü duygular ortadan kalkar.

3 KONU – Sosyal Hayatı Olumsuz Etkileyen Bazı UnsurlarSosyal hayatı olumsuz etkileyen bazı unsurlar bulunur. İslam dini bu durumların hayatımıza girmesini istemez. Çünkü bu durumlar insan hayatını olumsuz etkiler.

Ahlaki Yozlaşma: Ahlak, huy ve karakter anlamına gelir. İnsanın isteyerek ve kötülüklerden uzak durarak iyi davranış yapmasıdır. Yozlaşma ise bozulma anlamına gelir. İslam dini Müslümanların güzel ahlaka sahip olmasını ister. Bu yüzden de bazı emir ve yasaklara yer verir. Kuran’da koyduğu kurallara uyan Müslüman mutlu ve huzurlu olur. Ahlaki yozlaşma ile ise toplum kuralları çiğnenir ve kötü davranışlar ortaya çıkar.

Yalan ve Hile: Allah’ın yasaklamış olduğu yalan ve hile toplum düzenini bozan davranışlar arasındadır. yalan söylemek birini aldatmaktır. Bu yüzden yalan söyleyen kişiye güven duyulmaz.

Tecessüs ve Mahremiyet İhlali: Tecessüs, sözlükte merak etme anlamındadır. Ancak daha çok kusur arama anlamı vardır. Bir insanın özel durumunu merak ederek öğrenmek için onun rızası dışında gizlice araştırma yapmaktır. Bu yüzden ahlaka aykırı bir davranış olan tecessüs, insanları şüpheye düşürerek güvensiz bir ortama yol açar.

Fitne, Fesat ve Terör: Fitne, bozgunculuk ve kargaşa anlamına gelir. Kuran’da barı ve huzur ortamının, can ve mal güvenliğinin bozulası, iman ve ahlaktan ayrılma anlamına gelir. Dinimizde fitne fesat barındıran davranışlar ilişkileri bozar. Terör ise öldürme, yaralama, zarar verme demektir. Terörün ana amacı toplumsal huzuru yol ederek fitne fesat çıkarmaktır. İslam dini barış dinidir. Bu yüzden Müslümanlar barış ortamını sürdürmekle yükümlüdür.

Yaralama ve Öldürme: İslam dini toplum düzenini sağlamak adına bazı önlemler alır. Bu yüzden can, mal, nesil, akıl ve din koruma altındadır. İnsanlar canının güvenliği olmadığı yer huzur ve güvenlik bulamaz. İslam dini, insan canını muhterem ve saygın kabul eder. Cana zarar vermeyi ve cinayeti haram kılar. İslam dininde haksız yere öldürmenin büyük cezası vardır.

Alkol ve Madde Bağımlılığı: İslam dininde can, akıl, nesil mal ve din koruma altındadır. Bunlara zarar verecek her türlü fiil yasaktır ve haram kılınır. Alkol ve madde bağımlılığı da vücuda zararlı olduğu için haram kılınmıştır.

ÜNİTE 2 – İSLAM VE EKONOMİK HAYAT1 KONU – İslam Ekonomisinin Ahlaki Temelleriİman, ibadet ve ahlakla ilgili olan hükümler, insanın davranışında ve sağlıklı toplum yapısında önemlidir. Allah iman eden ve ibadet eden kişinin ahlaklı olması, kendini ve başkalarının haklarını savunmasını ister. Allah her şeyi yaratarak insanın hizmetine sunar. Ancak insanın bu lütufları sınırsız kullanma hakkına sahip değildir. Mal ve mülk insana emanettir. Müslüman Allah tarafından konan sınırları aşmaz. Sosyal hayatın düzeni ve bireysel ilişkilerin önemli unsurlarından biri ticaret ve ekonomidir. Toplumsal hayatta güven oluşması için kurallara ihtiyaç duyulur.

2 KONU – Helal Kazancın Önemiİslam dininde amaç insanın dünya ve ahirette mutlu olmasıdır. Bu durumun gerçekleşmesi için hayatta bazı düzenlemeler şarttır. İslam; yemek, içmek, giyinmek, eğlenmek, kazanç sağlamak, aile ilişkileri, sosyal ve ekonomik hayatımıza bazı kurallar koyar. Helal kazanç bunlar arasındadır. İslam dininde mal ve mülk edinme ilim gibi gerekli bir durumdur. İnsan muhtaç olmadan yaşaması, ailesine nafaka sağlaması ve toplumların ayakta durması için helal kazanç elde edilmesi gerekir. Helal kazanç İslam dini tarafından belirlenen sınırlar içinde rızıktır. İslam dininde haksız kazanç olan hırsızlık, gasp, tefecilik, rüşvet ve kumar yasaklıdır.

3 KONU – İnfak Kültürüİnfak, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak adına kişinin kendi malını harcaması ve ihtiyacı olanlara yardım etmesidir. İnfak, zekat ve gönüllü olarak yapılan her sadakayı ve hayrı kapsar. Maddi ve manevi çok sayıda yardımı içerir. Zekat, sadaka, fidye, fitre ve ilim öğretmek bunlardan bazılarıdır. Müslüman kişi sahip olduğu mal ve mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunu unutmaması gerekir. İnfak zenginle yoksul arasında olan dengeyi sağlar. Zenginle fakir arasında sevgi ve kardeşlik bağını kuvvetlendirir. Toplumda zenginlere karşı kin ve nefreti engeller. Zenginlerin de cimri ve bencil olmasını önler.

4 KONU – Karız-ı HasenHiçbir kişisel çıkar ve kazanç gözetmeden Allah rızası için ihtiyaç sahibine verilen borçtur. Borcu olan kişi borcunu öderken faiz ödemez. Yapılan yardımda Allah rızası için ön planda olur. Karz-ı hasan Allah’a ödünç vermek anlamına gelir. Müslümanların sorumluluklarından biridir. İslam dini emirleri gereği Müslümanların kendi arasında dayanışması gerekir. Bu durumda İslam dininde zengin kişilerin ihtiyaç sahibi olanlara borç vermesine teşvik edilir. Borç veren kişi isterse alacağını almayabilir. 5 KONU – Kul HakkıKul hakkı, insanların birbiriyle olan ilişkisinden doğan hak ve sorumluluktur. İslam dinine göre kul hakkına girmek ya da kul hakkı yemek haramdır. Kul hakkı, maddi ve manevi davranışları kapsar. Dedikodu etmek kul hakkı olduğu gibi hırsızlık yapmak da kul hakkıdır. Allah huzuruna kul hakkı olmadan çıkmamızı buyurur. Kul hakkı birinin malını haksız yoldan yemek, haksızlık etmek, maddi ve manevi açıdan bir kişiye zarar vermek demektir. Müslümanlar yaptıklarının hesabını düşünerek hareket etmeli, kul hakkına girmemelidir. Ahirete kul hakkıyla gitmemelidir. Kul hakkına girmemek adına hayatımızın her alanında dikkatli olmalıyız. Dedikodu, alay, izinsiz bir yere gitmek, özel hayat araştırması, sırları ifşa etmek, ticarette haksız kazanç, kopya ve trafik kurallarına uymamak kul hakkı sayılabilir.

İşçi ve İşveren Hakkı

Dinimiz toplumda yaşayan insanlar arasındaki adaleti sağlamak adına maddi, manevi haklar ve sorumluluklar ortaya koyar. Bu hak ve sorumluluk karşılıklıdır. Toplumda yaşayan insanlar arasında iş bölümü olur.  Bu iş bölümünde iş ve işveren hakkı doğar. İşçi ve işveren ilişkisi insani bir ilişkidir. İslam dini, işçi ve işveren arasında sağlam temelli bir ilişki olmasını ister. İnsani ve adil bir ilişki kurmak Müslüman görevleri arasındadır.

İşverenin Hak Ve Sorumlulukları: İşçinin ücretini önceden belirleyerek zamanında öder.  İşçiye iyi davranır ve özgürlüğünü kısıtlayarak sağlığına tehlikeli olan hareketlerden kaçınır. İşveren iş yeri güvenliği sağlamakla yükümlüdür. İşçilerin hayatını tehlikeye atacak durum olmamalıdır. Şuan işyeri kaynaklı kazalar oluyor. İşveren, işçisinin güvenliğini dikkate alarak ortamı güvenli hale getirilmelidir. İşçiler çalışma saatinden fazla çalıştırılmamalı ya da zorla alıkonulmamalıdır. Kul hakkı dini açı yanında hukuken de suç olur. İşverenin bir sorumluluğu da işi ehline vermesidir. Eğer işveren devlet kurumu ya da vakıf ise bu daha önemli olur.

İşçinin Hak Ve Sorumlulukları: insan kendine emanet edilen işi gerektiği gibi yapmalıdır. Müslüman kişiler iş yaparken özen gösterir. Ücret işçinin temel hakkıdır. İşçi yaptığı iş karşılığını almalıdır. İşçi kendine emanet olan eşyaları korumalı ve zarar vermemelidir. Müslümanın en önemli özelliği emanete riayet etmesidir. İşçi, meşru ihtiyaçları hariç iş saatinde çalışmalıdır. İşvereni zarara sokacak başka bir işle ilgilenmemelidir. İşveren ve işçi birbirinin çaresizliğinden yararlanmamalıdır. Birbirinin haklarını savunarak adalet içinde davranmalıdır.

İslam’ın Mülkiyet Anlayışı

İslam dini mal ve mülk edinmenin helal yollardan olmasını ister. Müslümanın varlıklı olması zaruridir. Çünkü mülk, bireyi ve toplumu ayakta tutan unsurlardan biridir. İslam dini bakımından ticaret ve miras yoluyla mülk edinmek helaldir. Hırsızlık, tefecilik, kumar, faiz ve rüşvet gibi yollardan mülk edinmek dinimize göre haramdır. Mülk edinmek haktır ancak mülkü savurmak ya da israf etmek haramdır.

Ekonomik Hayatı Olumsuz Etkileyen Uygulamalar

Faiz: Faiz fazlalaşmak anlamındadır. Terim anlamı olarak da borç verilen parayı ya da malı fazlasıyla geri alarak paradan para kazanmaktır. Faiz haksız kazanç yolları arasında olduğu için İslam dininde şiddetle haram kılınır. Faizin alışveriş ya da bir ticaret olmadığı açık şekilde belirtilir.

Rüşvet: Rüşvet, haksız bir fayda elde etmek adına verilen ücrettir. Rüşvet, haksız bir kazanç olduğu için ekonomik hayatımızı olumsuz etkiler.

Hileli Satış: Hileli satış, ticarette bir kişinin kendi menfaatini düşünerek karşı tarafı aldatması anlamına gelir. Alışveriş sırasında hile yapmak ekonomik hayatı olumsuz etkiler. Hileli satış, yalan söylemek, tartıyı tam ölçmemek, mal ya da üründeki kusuru gizlemektir. İnsanlar böyle bir alışveriş sonunda mağdur olur. Hileli satış yapan kişi haksız kazanç sağlayarak İslam dinine aykırı hareket eder.

Yapay Olarak Fiyatlarla Oynamak: Yapay olarak fiyatlarla oynamak her ürünün piyasadaki değeri ve bu değere gören fiyatını kullanmamaya yol açar. Bu fiyatın, ürünün değerini tam olarak karşılaması bir adalet gereğidir. Fiyat ve değer ilişkisini bozarak birtakım fayda elde etmek adına ürün fiyatını haksız şekilde yükseltmek ya da düşürmek yapay olarak fiyatlarla oynamaktır. Eğer hile yaparak ürüne böyle fazla fiyat verilirse haksız kazanç ortaya çıkar.

Karaborsacılık: Karaborsacılık, sözlükte istiflemek ve saklamak anlamındadır. Terim olarak ise ticari bir ürünü, halkın ihtiyaç duyduğu bir malı ya da yiyecek ürünleri piyasadan satın alarak saklamak ve pahalanmasını bekleyerek ürünü pazara geç göndererek haksız zarar vermektir. Haksız kazanç sağlaması yüzünden karaborsacılık İslam dini için kötü ve çirkin bir fiil olarak kabul edilir.

Google Aramaları

Açık Lise 1. Dönem Sınavı
07 - 08 Aralık 2019