BİYOLOJİ 2 DERS ÖZETİ

Salih ŞENCAN
Ocak 14, 2020

ÜNİTE 1 – CANLILAR DÜNYASI1 KONU – CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE SINIFLANDIRILMASI

Canlıları ortak ve benzer özellikleri göz önüne alınarak gruplandırılmasına sınıflandırma adı verilir. Biyoloji biliminin alt dalı olan taksonomi; türlerin tanımlanması, isimlendirilmesi ve sınıflandırılması ile ilgilenmektedir.-

  • Yapay (Ampirik) Sınıflandırma

Canlıların duyu organlarını kullanarak dış görünüşleri ve yaşadıkları çevreye bağlı olarak sınıflandırılma durumuna ampirik yani yapay sınıflandırma denir. Bu sınıflandırma günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Yapay sınıflandırma analog organlar baz alınarak yapılmıştır.

Analog organ: Kökenleri farklı olmasına rağmen görevleri aynı olan organlardır. Örneğin; kelebek ve güvercin kanatları aynı görevi yapan organlar olduğu halde görevleri aynı olan organlardır.

  • Filogenetik (Doğal) Sınıflandırma

Canlıların akrabalık ilişkileri, köken benzerlikleri ve sahip oldukları homolog organlara bakılarak yapılan sınıflandırmaya filogenetik yani doğal sınıflandırma denir. Bu sınıflandırma bilimseldir ve günümüzde geçerliliğini korumaktadır.

Homolog organ: Kökenleri aynı olmasına rağmen görevleri farklı olan organlardır. Örneğin; yarasanın kanadı ve insanın kolu homolog organlardır.

Filogenetik sınıflandırmada; canlılar türden başlayıp aleme kadar gruplandırılmaktadırlar.

Tür-> Cins-> Aile-> Takım-> Sınıf-> Şube-> Alem

Türden Alem’e doğru gidildikçe; canlı çeşitliliği ve canlı sayısı artarken; DNA ve gen benzerliği azalır.

Doğal sınıflandırmada dikkate alınması gereken özellikler şunlardır:

  • Hücrenin Sayısı ve Yapısı
  • Anatomik ve Fizyolojik Yapı
  • DNA Benzerliği
  • Homolog Organ
  • Köken Benzerliği
  • Embriyonik Gelişimler
  • Embriyonik Tabakalar
  • Beslenme Şekli
  • Vücut Simetrisi
  • Üreme Özellikleri
  • Boşaltım Artığı Benzerliği

Canlıların İsimlendirilmesi:

Canlıların sınıflandırılmasında ikili isimlendirme kullanılır. İlk isim canlının cins adını, ikinci isim tamamlayıcı adını gösterir. Her iki ismin birleşmiş hali ise tür adını gösterir. Örneğin; felis bir cins adıdır, domesticus tamamlayıcı adıdır ve felisdomesticus ise tür adıdır.

2 KONU – CANLI ALEMLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Canlı alemini meydana getiren canlılar, hücre yapısına göre iki grupta yer alır; ökaryot ve prokaryot.

  1. Prokaryot Canlılar

  • Bakteriler:Basit yapılı ve tek hücreli canlılardır. Sadece ribozom taşırlar.Pek çok ortamda bulunabilirler. Zararlı ve yararlı türleri bulunmaktadır. DNA dizilimleri halka şeklindedir. Glikojen depolarlar. Hücre duvarları peptidoglikandan yapılmıştır. Bakteriler birbirine pilus denilen uzantılarla tutunur ve gen alışverişini gerçekleştirirler.

Şekillerine göre bakteriler; yuvarlak, spiral, çubuk, virgül.

Gram boyasına göre bakteriler; mor renkli ve pembe renkli.

Oksijen ihtiyacına göre bakteriler; zorunlu aeroblar sadece oksijenli ortamda, zorunlu anaeroblar sadece oksijensiz ortamda, geçici aeroblar normalde oksijensiz geçici olarak oksijenli, geçici anaeroblar normalde oksijenli geçici olarak oksijensiz ortamda yaşarlar.

Beslenme şekillerine göre bakteriler; ototrof bakteriler ve heterotrof bakteriler olmak üzere ikiye ayrılır. Ototrof bakteriler; kemosentez ve fotosentez yapan bakterilerdir. Heterotrof bakteriler; saprofitler, parazitler ve patojenler olarak üçe ayrılır. Patojenler hastalık yapanlar, saprofitler çürükçül olanlar ve parazitler sindirim enzimleri olmayan bakterilerdir.

  • Mavi Yeşil Algler: Sitoplazmalarında bulunan klorofil ve fikosiyanin pigmenti sayesinde mavi yeşil renk alan alglerdir. Mantarlarla birlikte liken birliğini oluştururlar. Bu birliktelikte mavi yeşil algler üretici ve mantarlar tüketicidir. Havanın serbest azotunu kullanırlar. Fotosentez reaksiyonları sonucunda oksijen üretirler.
  • Arkeler: Yapı olarak bakterilere benzerler. Tek hücreli canlılardır. DNA dizilimleri halka şeklindedir. Ekstrem ortamlarda yaşarlar ve bilinen hastalık yapan türleri yoktur. Yaşadıkları ortam koşulları zor koşullar olduğundan dirençli enzimlere sahiplerdir. Bu enzimler, kirli suları temizlenmesinde kullanılır. Jeotermal kaynaklarda, derin deniz çukurlarında, yanardağ bacalarının etrafında, tuz gölleri gibi extrem şartlarda yaşayabilirler.

  1. Ökaryot Canlılar

  • Protista:Tek hücreli veya çok hücreli olan türleri vardır. Ototrof veya heterotrof beslenirler. Hücreler arası iş bölümü vardır.
  • Kamçılılar: Hareketini kamçı ile sağlayan ve eşeysiz üreyen canlılardır.
  • Silliler: Hareketini sillerle sağlar. Deniz ve tatlı sularda yaşarlar. Eşeysiz üreme gerçekleştirirler. Heterotrof canlılardır.
  • Kökayaklılar: Hareketlerini yalancı ayaklar ile sağlarlar. Tatlı sularda yaşarlar. Heterotrof canlılardır. Bazı türleri parazittir.
  • Cıvık Mantarlar: Belirgin bir şekle sahip değillerdir. Eşeyli veya eşeysiz üreyebilirler. Nemli ve organik madde bakımından zengin olan ortamlarda yaşarlar.
  • Algler: Bazıları tek bazıları ise çok hücreli canlılardır. İletim dokuları olmadığından dolayı madde alışverişi difüzyon ile olur. Ototrof canlılardır ve kloroplast taşırlar. Yeryüzündeki besin kaynağının çoğunu algler oluşturur.
  • Sporlular:Hareket yapıları yoktur. Parazit olarak yaşarlar. Çoğalmaları metagenez ile olmaktadır.
  • Mantarlar:Tek hücreli veya çok hücreli olan türleri vardır. Fotosentetik ototrof canlılardır. Ayrıştırıcı ya da parazit beslenirler. Spor ile çoğalan canlılardır. Glikojen depolarlar. Hücre duvarları kitinden yapılmıştır.Antibiyotik, bira ve şarap üretiminde kullanılırlar.
  • Küf Mantarı: Ekmek, peynir gibi besinlerin üzerinde saprofit olarak yaşayan mantarlardır.
  • Mayalar: Tek hücreli bira mayası örnek verilebilir. Hamur yapımında mayalar kullanılır.
  • Şapkalı Mantarlar: Besin değeri oldukça yüksek olan bu canlılar, besin olarak kullanılmaktadır.

  1. Bitkiler:Çok hücreli ve fotosentetik ototrof canlılardır. Sporla ya da tohumla çoğalırlar. Nişasta depolarlar. Hücre duvarları selülozdan yapılmıştır.

  • Çiçeksiz Bitkiler:

  1. Damarsız çiçeksiz bitkiler: İletim demetleri yoktur. Gerçek kök, yaprak ve gövdesi yoktur. Madde alışverişini difüzyon ile sağlar. Metagenez ile ürerler.
  2. Damarlı çiçeksiz bitkiler: İletim demetleri bulunur. Gerçek kök, yaprak ve gövdesi vardır. Metagenez ile ürerler.

  • Çiçeksiz Bitkiler: iletim demetleri vardır. Gerçek kök, yaprak ve gövdesi bulunur. Eşeyli veya eşeysiz ürerler.

  1. Açık Tohumlu Bitkiler:Gerçek çiçek ve tohum taslakları yoktur. Çok yıllık odunsu bitkilerdir. Yaprakları iğne şeklindedir. Çiçekleri kozalaklar halindedir. Tohum bir örtü ile kaplanmamıştır.
  2. Kapalı Tohumlu Bitkiler:Gerçek çiçek ve tohum taslakları vardır. Odunsu ve otsu türleri vardır. Tohum, meyve içerisindedir. Tek çenekli ve çift çenekliler olarak ikiye ayrılır. Tek çenekliler; embriyolarında tek çenek bulundurur. Kambiyum yoktur. Boyuna büyüme görülür. Çift çenekliler; embriyolarında çift çenek bulundurur. Kambiyumvardır. Boyuna ve enine büyüme görülür.

  1. Hayvanlar:Çok hücreli ve heterotrof canlılardır. Glikojen depolarlar. Hücre duvarları yoktur. Glikojen depolarlar. Hayvanlar ikiye ayrılır; omurgasız ve omurgalı olmak üzere.

  • Omurgasız Hayvanlar:

Suda ve karada yaşayan türleri vardır. Birçoğunda dış iskelet sistemi vardır. Açık dolaşım sistemleri vardır. Yumuşakçalar, süngerler, solucanlar, sölenterler, derisi dikenliler ve eklem bacaklılar bu sınıfta incelenirler.

  1. Süngerler: Gelişmiş sistemleri yoktur. Eşeyli veya eşeysiz üreme ile çoğalırlar. Fagositozla beslenirler. Suda yaşarlar.
  2. Sölenterler:Eşeyli veya eşeysiz üreme ile çoğalırlar. Solunum ve boşaltım difüzyon ile gerçekleşir. Suda yaşarlar.
  3. Solucanlar: Genellikle eşeyli ürerler. Parazit olan türleri bulunur. 3 gruba ayrılırlar; yassı solucanlar, yuvarlak solucanlar ve halkalı solucanlar.
  4. Yumuşakçalar:Parazit, otçul ve etçil beslenirler. Açık dolaşım sistemleri vardır. Eşeyli olarak ürerler.
  5. Eklembacaklılar:Dış iskeletleri kitinden oluşur. Duyu, hareket ve sinir sistemleri gelişmiştir. Açık dolaşım görülür. En çok türe sahip gruptur.
  6. Derisidikenliler:Işınsal sinir sistemleri gelişmiştir. Eşeyli ürerler. İç iskelete sahip canlılardır.

  • Omurgalı Hayvanlar

Omurgalı hayvanlardır. Beyin, omurilik, böbrek ve iç iskelet bulunmaktadır. Kapalı kan dolaşımı görülür. Kanlarının rengi kırmızıdır. Suda yaşayan omurgalılarda solungaç solunumu, karada yaşayanlarda ise akciğer solunumu görülür. Omurgalı hayvanlar 5 sınıfta incelenir;

  1. Balıklar: Vücutları pullar ile kaplıdır. Solungaç sonumu yaparlar ve vücut ısıları değişkendir.Kalpleri 2 odacıklıdır. Soğuk kanlı canlılardır. Kapalı kan dolaşımı görülür. Yumurta ile ürerler.
  2. İki Yaşamlılar: Başkalaşım geçiren canlılardır. Hayatları başında suda, sonrasında ise karada yaşarlar. Vücut ısıları değişkendir.Kalpleri 3 odacıklıdır. Soğuk kanlı canlılardır. Kapalı kan dolaşımı görülür. Dış döllenme dış gelişme görülür.
  3. Sürüngenler: Vücut ısıları değişkendir. Vücutları keratinleşmiş pullar ile kaplıdır. Kalpleri 3 odacıklıdır. Soğuk kanlı canlılardır. Kapalı kan dolaşımı görülür. Dış döllenme dış gelişme görülür.
  4. Kuşlar: Vücut ısıları sabittir. Vücutları tüyler ile kaplıdır. Akciğer solunumu yaparlar. Dişleri körelmiştir. Kapalı dolaşım sistemi görülür.Kalpleri dört odacıklıdır. Sıcak kanlı canlılardır. Boşaltım organları böbreklerdir. İç döllenme dış gelişme görülür.
  5. Memeliler: Vücutları kıllar ile kaplıdır. Vücut ısıları sabittir. Akciğer solunumu yaparlar.Yavrularını sütle beslerler. Kapalı kan dolaşımı görülür. Kalpleri dört odacıklıdır. Sıcak kanlı canlılardır. Olgunlaşmış alyuvarları çekirdeksizdir. Boşaltım organları böbreklerdir. İç döllenme iç gelişme görülür.

  • CANLILARIN BIYOLOJIK SÜREÇLERE VE EKONOMIYE KATKISI

  • Bakterilerden; antibiyotik, aşı ve serum üretilir. Bağırsaklarda yaşayan yararlı bakteriler, B ve K vitaminlerini üretir. Yoğurt ve sirke gibi maddelerin yapımında fermantasyon bakterileri kullanılır. Çürükçül bakteriler sayesinde madde döngüsü gerçekleşir.
  • Arkeler; metal cevherlerin işlenmesi, atık maddelerin zehirli özelliklerinden arınması, biyogaz üretimi, boya endüstrisi, gübre sanayi gibi alanlarda kullanılmaktadırlar.
  • Protistalar; agar ve gıda katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Algler, suda oksijen kaynağı ve besin zincirinin ilk halkası olarak kullanılır. Bazı alglerden diş macunu ve ilaç yapımında faydalanılmaktadır.
  • Mantarlardan; antibiyotik ve ilaç üretiminde kullanılır. Maya mantarları; ekmek, şarap, bira ve gıda üretiminde kullanılır. Şapkalı mantarlar besin olarak kullanılır.
  • Bitkiler; atmosferdeki oksijen miktarını artırarakdiğer canlıların besinini oluştururlar. İlaç, tekstil ve kozmetik alanında kullanılırlar.
  • Hayvanlardan; ilaç, temizlik, deri, kozmetik, gıda, tarım ve sanayide faydalanılır.

Canlılardan Esinlenerek Geliştirilen Teknolojiler

Tüm canlılar incelenerek, tasarımları taklit edilerek ya da ilham alınarak teknolojik ürünler geliştirilmiştir. Örneğin; yusufçuk böceğinden ilham alınarak helikopter tasarlanmıştır.

  • VİRÜSLER

Virüsler, nükleik asit ve protein kılıfından oluşur. Herhangi bir canlı alemine ait olmayan bir gruptur. Tıpkı diğer canlı organizmalar gibi protein ve genetik materyal içerir. Oldukça hızlı bir biçimde mutasyona uğrarlar. Yalnızca konak hücre içerisinde çoğalabilirler. Bu özellikleri ile canlılara benzemektedirler.

Diğer taraftan; canlılarda bulunan ribozom, hücre zarı, sitoplazma gibi yapıları bulundurmazlar. Hiçbir metabolik aktiviteyi gerçekleştirme imkanları yoktur. Beslenme, büyüme, besin sindirimi ve solunum gerçekleştirmesi imkansızdır. Zorunlu hücre içi parazitlerdir. Bu özellikleri ile de cansızlara benzemektedirler.

  1. Virüslerin İnsanlarda Neden Olduğu Hastalıklardan Bazıları ve Bunlardan Korunma Yolları

  •  Kuduz: Kedi, köpek, yarasa, tilki gibi hayvanların ısırmaları sonucu salyalarından bulaşan bir hastalıktır. Bu hastalığa sebep olan virüs sinir sistemine yerleşerek etki etmektedir. Bu hastalıktan korunmanın yolu ise aşıdır.
  • Hepatit B: Hepatit B’ye neden olan virüs, karaciğerde bulunur. Virüsün karaciğeri tahrip etmesi ile siroz ve karaciğer kanseri ortaya çıkmaktadır.

  • Grip Virüsü:  Grip virüsü, solunum yollarına bulaşarak vücuda etki etmektedir.
  • Uçuk (Herpes): Uçuğa sebep olan virüs sinir hücrelerine yerleşir ve vücudun bağışıklık sistemi çöktüğü zamanlarda etki eder.
  • AİDS (HIV): HIV virüsü cinsel yolla bulaşan ve insanlarda bağışıklık yetmezliğine neden olan bir virüstür. AİDS hastalığına neden olur.

Açık Lise 2. Dönem Sınavı
4 - 5 TEMMUZ 2020